Web Analytics
SOSB BASIN ODASI
SOSB Haberler
SOSB Duyurular
SOSB Basın Haberleri
Sanayicinin Kaleminden
   
SOSB BASIN HABERLERİ
Sakarya I. OSB
Sakarya I. OSB

Sakarya ekonomisi, devlerin ilgisi ile yeniden doğuyor. Boş arsası kalmayan Sakarya 1.OSB yerli ve yabancı yatırımcıları geri göndermemek için alanını genişletmek istiyor. Bölgede 1.000 dönümlük genişleme alanı var. Bir  kısım sanayici yatırımların, genişleyen 1. OSB yerine 3. OSB’ye kaydırılmasını istiyor.

Türkiye’nin en gelişmiş bölgesi Marmara’da yer alması, yabancı sermayenin yoğun olarak tercih etmesi ve bu sermayenin yan sanayiyi de beraberinde büyütmesi, Sakarya 1. OSB’yi cazibe merkezi haline getiriyor. Yaklaşık 10 yıldır yatırımcıları çeken  Sakarya 1. OSB’nin en önemli sıkıntısı gelen yatırım taleplerini geri çevirmek zorunda kalması. Sakarya 1. OSB’nin Bölge Müdürlüğü’ne 1 yıl önce getirilen Elektrik Mühendisi Şanlan Bayhan, sanayinin kalbinde yer alan bölgenin yatırımcıların ilgi odağı olduğunu ancak yer sıkıntısı çektiklerini söylüyor.

Bölge sanayicilerinin bir kısmı 1. OSB’nin 1.000 dönümlük büyüme alanı bulunduğunu belirterek bu alan yatırıma açılsın istiyor. Karşıt görüş olarak bir kısım sanayici de yeni yatırımcıların Adapazarı’nın büyüme potansiyeli bulunan 2. ve 3. OSB’sini tercih etmesinden yana. Bayhan’a göre bölgenin istihdam sorununa çözüm sağlayacak yatırımcılar geri çevrilmemeli. OSB’nin hemen yanı başındaki 1.000 dönümlük alanın OSB sınırları içine alınmasını isteyen Bayhan, “İki belde arasında olduğumuz için yer sıkıntısı çekiyoruz. Başka büyüme alanımız yok. Hanlı Beldesi ile sınırımızdaki 1.000 dönümlük arazinin  istimlak edilerek bölgemize katılmasını istiyoruz” diyor.   Sakarya 1. OSB’de yatırım yapacak arazi bulunmamasına rağmen Bayhan, yatırımcıya ellerinden gelen desteği verdiklerini şöyle anlatıyor: “Bölgemizin 35 dönümlük Bölge Müdürlük binası ve sosyal tesis alanı bulunuyordu. Ancak yatırımı kaybetmemek için bu alanı bölgemizin gurur kaynaklarından Toyota Tsusho’ya tahsis ettik. Toyota’nın üretim anlayışı yan sanayiyi geliştiriyor. Açıkçası fırsatı kaçırmak istemedik.”  Adapazarı’nda diğer OSB’ler ile kıyaslandığında arazi fiyatlarının yüksek olduğunu belirten Bayhan, yine de bölge girişimcisinin boş arazi için tetikte olduğuna vurgu yapıyor.

OSB ulaşımın merkezinde

Sakarya 1. OSB 1993 tarihinde kuruldu. Yaklaşık 5 bin 500 kişinin istidam edildiği bölgede toplam 42 fabrika üretim yapıyor. Otomotiv ağırlıklı yapısı ile yan sanayinin gözbebeği OSB’nin en önemli avantajı ‘ulaşımın merkezinde’ yer alması. İstanbul’a sadece 1.5 saatlik mesafedeki OSB’nin demiryolu ve TEM Otoyolu ile bağlantısı bulunuyor. Deprem bölgesinde bulunmasına rağmen büyümesini sürdüren Sakarya, gelişimini geçmişte kurulan kamu yatırımlarına borçlu. Bölgede kurulan Vagon ve Şekerpancarı Fabrikaları gibi kamu yatırımları ‘sanayi doğuran sanayi’ olarak görülüyor.

Sakarya’nın en önemli özelliği hem verimli tarım alanlarına sahip olması, hem de sanayi potansiyelinin yüksek olması. Bayhan, potansiyel iyi değerlendirildiğinde OSB’nin yaklaşık 8 bin 500 kişiyi istihdam edeceğini belirtiyor. Bölge Müdürlüğü’nün projelerini ise şöyle özetliyor: “Sakarya OSB’nin alt yapısı tamamlandı, yollar ve çevre düzenlemesi yapıldı. Bu işler için yaklaşık 20 milyon dolar harcadık. 2005 yılında bölgede cami inşaatına başlamayı düşünüyoruz. OSB olarak akaryakıt istasyonu açmayı düşünüyoruz. Bölgemizde ayrıca Milli Piyango’nun Okul Projesi söz konusu. Okul Projesi ile sanayicimizin kalifiye eleman ihtiyacını karşılamaya çalışacağız”.

Büyüklerin gözü Sakarya’da 

1999 Marmara depremi sonrasında büyük ekonomik sorun yaşayan Sakarya, dev holdinglerin yatırım talepleri paralelinde yeniden diriliyor. Yakın zamanda Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından Sabancı Holding, Toprak Holding, Ülker Grubu, Sanko Holding ve Japon Toyota’nın yeni yatırım merkezi olmaya aday. Toyota, mevcut tesisini geliştirmek adına yatırım için ek arazi alırken Sabancı ve Sanko Holding’in yatırım yapması bekleniyor.  OSB içinde veya dışında yatırım yapan firmalar sayesinde Sakarya en çok ihracat yapan iller arasında 7. sırada yer alıyor. Geçen yıl ilden yapılan ihracat yaklaşık 2 .077 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bölgenin en önemli ihracatçısı Toyota Otomotiv Sanayi’nin ardından takipçileri şöyle; Federal Mogul, Sapanca Segman ve Gömlek Üretim Tesisleri, Yazakisa Otomotiv Yan Sanayi, Arma Filtre Sistemleri Sanayi, İstanbul Fındık Sanayi ve Ticaret.

Bölge doğalgaz kullanıyor

Bölge sanayicisi enerji ihtiyacını doğalgazla karşılarken, OSB kendi elektriğini üretmeyi şu aşamada düşünmüyor. Şahlan Bayhan, bölgenin enerjiyi SEDAŞ’dan aldığını ancak firmaların üretim kapasitesini arttırarak ikinci vardiyaya geçmesi halinde bölgenin kendi elektriğini üretebileceğini belirtiyor. Bayhan, şu aşamada kendi elektriğini üretmenin fizibil olmadığını belirtirken bir şart koşuyor: “Sakarya 1. OSB’nin yanı sıra şu an inşaat halinde olan diğer OSB’ler büyürse ortak bir elektrik üretme projemiz hayata geçebilir.”

OSB statüsü yeniden

1993 yılında kurulan Sakarya 1. OSB’nin yıllardır yaşadığı hukuki problemler çözülme aşamasına geldi. OSB, bölgenin tarım arazisi olması nedeniyle ilk arazi sahiplerinin açtığı davaları kaybetmişti. Yaklaşık 10 yıl süren  dava en son Danıştay’ta OSB aleyhinde karara bağlanmış ve Adapazarı’nın OSB statüsü düşürülmüştü. Bu arada 2004 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 4562 Sayılı OSB Kanunu kapsamında 1. OSB’nin statüsünün düşürüldüğünü yaklaşık 20 kuruma tebliğ etmişti. Gelinen aşamada, davacı 3 kişinin haklarından feragat etmesiyle Bölge İdare Mahkemesi’ne geri dönen dava  baştan görüşülecek.

Durumu yorumlayan Şanlan Bayhan, “Kanunsuz birşey yapmıyoruz. Bakanlığın dava sonrasında bizi sanayi bölgesi olarak görmek istememesine üzüldük” sözleriyle yetkililere sitem ediyor.

Arma Filtre otomotivi sevdi

Beyaz eşya yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren Arma Filtre, son iki yıldır üretimini zenginleştirerek farklı alanlara el attı. Arma Filtre Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere çeşitli ülkelere ihracat yapan firmanın son yıllarda otomotiv ana firmalarına yönelik ürünler imal ettiğini belirtiyor. Otomotiv sektörünün yarattığı iş potansiyelinden memnun görünen Altuğ, firması hakkında şu bilgileri veriyor: “1989’da Arçelik’in mutfak aspiratörlerini üretmek için kuruldu. Tesadüf olarak bu işe girdik, ancak günümüzde Avrupa beyaz eşya sektörünün filtre ihtiyacını karşılıyoruz”.  Firma 750 kişi istihdam ediliyor.

Fabrika kuran fabrika büyüyor

Atamak Makine, Ultramak, 3B şirketi;  imalat ağırlıklı üretimi ile 3 ortaklı bir grup. Kimya ve gıda sektöründeki firmalara anahtar teslim tesisler yapıyor. Çoğunlukla yurt dışında işler alan  kuruluş, 103 kişiyi istihdam ediyor. Şirket yetkililerinden Hikmet Bosna, nişasta ve türevleri fabrikaları ile tuz tesisleri fabrikaları inşa ettiklerini ve şu an Suriye’de tuz tesisi kurmak üzere olduklarını söylüyor. Bosna, çalışmaları hakkında şu bilgileri veriyor: “Bangok’a, Cezayir’e, Fransa’ya, Amerika’ya, makine veya fabrika kuruyoruz. Projelerimizin en küçüğü 16 aydan başlayıp 24 aya kadar sürüyor.”  Üretimde 3. kuşak olarak faaliyet yürüten Atamak, yaklaşık 13 yıllık şirket. Türkiye’nin dev firmalarına da üretim yapan Atamak, son olarak Sabancı Holding’in Deren Çay fabrikalarını yaşama geçirmiş. Bosna, kendilerini ‘fabrika yapan fabrika’ olarak nitelendiriyor. 2004 yılını oldukça verimli geçirdiklerini kaydeden Bosna, 2005 yılını full geçirecek projeler aldıklarını belirtiyor.  

Şirket ortaklarından Tuncay Büyükaslan ise 2004’te son 13 yılın en yüksek cirosunu gerçekleştirdiklerini belirtirerek, 2005 yılından daha da umutlu olduklarını kaydediyor. Firma 2005 yılında 5 proje gerçekleştirmeyi hedeflerken, teknolojik makine yatırımının yanı sıra kalifiye eleman sayısını arttırmayı amaçlıyor.   

Otomotiv sektörü daralacak

Marş Motoru ve Alternatör üretimi yapan Lucas Elektrik, 1.OSB’de toplam 26 bin m2 alanda faaliyet yürütüyor. 145 kişiyi istihdam eden Lukas Elektrik, İran, İngiltere, Danimarka, İtalya, Kanada, ABD, Hollanda ve Almanya’ya ihracat gerçekleştiriyor. Lucas Elektrik Yurtiçi Satış Müdürü Ertan Demir, sektörün önümüzdeki 2-3 yıllık döneminde zor günler geçireceğini düşünüyor. Bu dönemde ihracat yapan firmaların daha şanslı olduğunu söyleyen Demir, yurtiçi satışlarda çok fazla canlanma beklemediğini kaydediyor. Demir: “IMF talepleri doğrultusunda hükümet politikaları dikkate alındığında, yeni vergi yükleri ile vatandaşın alım gücünün artmayacağı kesindir. Çalışanların ücretlerinde veya tarım politikalarında gelir düzeyini artırıcı işaretler olmadığı sürece yurtiçi otomotiv satışlarında bir artış beklenemez” diyor. Demir’e göre otomotiv sektörünün geleceği için bir an önce vergi yükünün kaldırılması ve yerli katkı oranlarının artırılması gerekiyor.

SASİAD’ın tarım projesi yolda

Sakarya İşadamları Derneği Üyesi Günay Güneş, yaklaşık 100 üyeli derneğin ilin kalkınması için kolları sıvadığını söyledi. Bölgenin tarım yatırımları için uygun olduğunu kaydeden Güneş, yaklaşık 23 milyon dolarlık tarım yatırımı yapmayı hedeflediklerini kaydetti. SASİAD üyeleri bu yatırımı gerçekleştirmek için yurtdışı kredileri araştırıyor. Derneğin bölge sanayisini geliştirmek için özel eğitim ve seminer programları hazırladıklarını belirten Güneş, 2005 yılında bölgede daha aktif olarak projeler yürüteceklerini kaydetti. 

Sintaş Plastik ağaç pen üretecek 

Sakarya’da küçük bir atölyede 1978’de üretimine başlayan Sintaş Plastik, 2005 yılında kurumsallaşmayı başarmış şirket olarak yoluna devam ediyor. Sintaş Genel Müdürü Doğan Uysal, sektörde uluslararası standartlarda ve kalitede hizmet veren lider firma olmak istediklerini belirterek yeni dönemde müşterilerine farklı bir sektörün kapılarını açmak istediklerini söylüyor. Yeni dönemde ahşap pencere profili ve ısı cam alanında üretim yapmayı düşündüklerini kaydeden Uysal, Avrupa pazarına yönelik ahşap pencere (ağaç pen) üretimi için yaklaşık 500 bin dolar yatırım yaptıklarını belirtiyor. Yeni girecekleri sektörün teknik bilgilerini şöyle veriyor: “Pencere ve kapı sistemleri için özel olarak nemi alınmış (fırın kurusu) ağaç kullanacağız. Tomruktan elde edilen freze kesimli ağaçlar kurutma işlemi sonrası fabrikada tek kompenantlı ift onaylı DT tutkalıyla preslenerek lamine ediliyor. Aşırı yüke karşı dayanıklı hale getirilen ağaç doğramalar için çam, sipo, iroko ve limba ağaç cinsini kullanacağız.” Sintaş Plastik yakın tarihte OSB’deki yeni yerine taşınacak. Sintaş’ın sektördeki en önemli hedefi üretimin yüzde 25-30’nu ihraç etmek. 

Takanichi yeni yatırıma hazırlanıyor

Toyota Boshoku ve Araco firmaları ile geçen yıl birleşen Takanichi, otomotiv iç döşeme sektöründe Japonya’da 1. Dünya’da 4. büyük firma olarak anılıyor. “Takanichi Otomotiv İç Döşeme Parçaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.” olarak Sakarya 1. OSB’de faaliyet yürüten firma  30 bin m2 alanda koltuk, kapı içi paneli gibi otomotiv iç döşeme parçalarını Toyota Motor Manufacturing Turkey’e satıyor. Sakarya’da 521 kişiyi istihdam eden firma, 2005’te Sakarya 1. OSB’de yeni yatırıma hazırlanıyor. Takanichi  Genel Müdürü Halim Turhan, yeni yatırımlarının 40 bin m2 alanda metal fabrikası olacağını belirterek şöyle devam ediyor: “Yeni fabrikamızın 2006’nın Ekim ayında üretime başlamasını hedefliyoruz. Metal fabrikamızda 2010 yılı içerisinde 350 kişi, sonrasında ise 500 kişiye kadar personel istihdam edilmesini planlıyoruz.

Ayrıca üreteceğimiz koltuk arkası ürünlerinden 100.000 setlik kısmını Güney Afrika’ya ihraç ederek, Türkiye’nin döviz girdisine katkı sağlamayı hedefliyoruz”. Turhan, geçen yıl Toyota Türkiye’ye ihraç kaydıyla yaptıkları satışı 130 milyon euro olarak açıklıyor. 

Teneke kutuda Erdem Çelik

Bitkisel ve hayvansal yağların yanı sıra zeytin, turşu, bal, peynir gibi gıdaların teneke  ambalajını üreten Erdem Çelik Ambalaj Sanayi’nin temelleri 1969 yılına kadar uzanıyor. 10 yıl kadar çeşitli sanayi dallarında üretim faaliyetlerinde bulunan firma, 25 yıldır metal ambalaj konusunda “mutlak müşteri memnuniyeti” ilkesiyle üretim yapıyor. İSO 9000:2000 Kalite Yönetim Sistemine sahip işletme 2001’de kurumsallaşma ve kurumsal kimlik oluşturma çalışmalarına başlayarak bütün faaliyetlerini Genel Müdürlük çatısı altında topluyor. Önümüzdeki dönemlerde sadece metal ambalaj konusunda değil, ambalajın farklı çeşitleriyle üretim yapmayı düşünen firma, ulusal ve uluslar arası pazarlara açılmayı hedefliyor. Otomatik; yarı otomatik ve manuel tezgahlar ile üretim gerçekleştiren firma, 2 litreden 20 litreye kadar prizmatik teneke kutuları, içine konulacak maddeye göre; iç yüzeyi laklı veya laksız olarak üretiliyor.

Gözaydın Mühendislik

Gözaydın Mühendislik 1995’den beri ihtiyaçlara uygun yapı tasarlıyor ve taahhüdü yerine getiriyor. Endüstriyel ve çelik yapılardaki tecrübesini  teknolojik altyapı ile birleştiren firma, profesyonel kadrosuyla birçok yurt içi ve dışı sanayi tesisi inşaatını gerçekleştiriyor. OSB’deki çelik yapı tesislerinin imalat ve montajını Steelart markasıyla yapıyor. “Fabrika ve İnsana Değer Veren Yapı Anlayışı”  sloganı ile üretim yapan firma, yatırım taleplerini planlayıp projelendirerek özel çözümler sunuyor. Firmanın inşa ettiği yapılardan bazıları şöyle: “Tırsan Sakarya Treyler Üretim Tesisleri, Ülker Ak Gıda Pamukova Süt Üretim Tesisleri, Aytaç Hendek Su ve Süt Ürünleri Üretim Tesisleri, UPS Zeytinburnu Spor Kompleksi Tesisleri, Özen Mensucat Çerkezköy Tekstil Boyama Tesisleri, Gürmen Giyim Karabük Üretim ve Satış Mağazası.”

Federal Türkiye’den Dünya’ya açılıyor

Kuruluşu 1987’ye dayanan Federal Elektrik, Adapazarı tesislerinde 25 bin m2’si kapalı alan olmak üzere toplam 40 bin m2 alanda üretim yapıyor. Bünyesinde, 45’ i mühendis olmak üzere 700 kişiyi istihdam eden firmanın Mekanik Ar-Ge, Elektronik Ar-Ge ve Elektrik Ar-Ge  çalışmaları, üç ayrı birimde birbirleri ile koordineli yürütülüyor. Federal Elektrik’in Alçak Gerilim Şalt Cihazları alanında 3.250 ürün çeşidi bulunuyor. Ayrıca Şirketler Grubu’nun bünyesindeki Adelsan tarafından, Türkiye Vagon Sanayisine Elektrikli Otomatik Isıtma Sistemleri üretiliyor. Üretimini, tüm dünyada kabul görmüş ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi çerçevesinde sürdüren firma, ürün kalitesini, TSE, GOST ve SEPRO belgeleri ile tescil etmiş. Bunun yanı sıra da Fransa BVQI (BUREU VERITAS) LLOYD sertifikasını almış. Ülke genelinde 120 i aşkın bayisi ile yaygın dağıtım hizmeti veren Federal Elektrik Türkiye iç pazarı ile yetinmeyip, dünyaya açılmış. Üretiminin yüzde 50’sini yaklaşık 40 ülkeye ihraç ediyor.  Yurtdışında yatırımlarını sürdüren kuruluş, Mısır’da kurulu fabrikanın yanı sıra İran ve Sudi Arabistan’a da benzer bir yatırım düşünüyor.

Talu Tekstil’in felsefesi kalite

Talu Tekstil, 1994’ten bu yana Avrupa ve Amerika’nın önde gelen markaları ile müşterilerinin örme konfeksiyon ihtiyacını karşılıyor. Taha Grubu bünyesinde faaliyet yürüten Talu Tekstil örme kumaştan mamül (t- shirt, sweatshirt, şort ve pantolon vb) ürünlerini değişik yaş ve statü grubuna esnek üretim sistemi ile sunabiliyor. 10 yıla yakın süredir seçkin markalarla çalışmanın getirdiği disiplin ve kaliteyi Türkiye’de sürdüren ender firmalardan Talu Tekstil Sakarya’nın gurur kaynaklarından. Sakarya’da 2002’de açtığı yeni fabrikası ile yaklaşık bölgede yaklaşık 700 kişiyi istihdam ediyor. 14 bin 216 m2 alanda üretim yapan firma, özgün ürün kapasitesini arttırarak müşteri taleplerini karşılamaya çalışıyor. Talu Tekstil, 1998 yılında U.R.S firmasından üretim süreçlerinin kalite güvence standartlarına uygunluğunu tescil eden ISO 9002 belgesini almıştı. Kaliteyi üretim felsefesine oturtan Talu Tekstil Genel Müdürü Mustafa Gültepe “Çok çeşitli ürün ve hizmeti kaliteyi arayan belirli markalar için üretmekten yola çıkarak; üstün kaliteli ürünleri zamanında ve rekabet edilebilir fiyatlarla piyasa sunmaktır” anlayışı ile hareket ettiklerini belirtiyor.  

Çelik yapıda Uray kalitesi

1991 yılında konut ve işyeri inşaatları alanında faaliyete başlayan Uray İnşaat, geliştirdiği teknolojisi ile çelik yapılarda kaliteli hizmet sunuyor. Özellikle fabrika ve depo inşaatları alanında uzmanlaşan firma, yurt içi ve dışında proje, imalat ve montaj olmak üzere anahtar teslimi inşaatlar yapıyor. İnşaat sektöründe önceliğin sağlamlık olduğuna dikkat çeken şirket yöneticisi Gökhan Aydemir şunları söylüyor: “Yaşanılan depremler sonrası inşaatlarda sağlamlık ön plana çıkmış durumda. Ama bize göre bunun yanı sıra işlerin zamanında teslimi de çok önemli. Zaten bu iki önceliği sağlayabiliyorsanız, alanınızda güven sağlamış ve marka olmuşsunuzdur. Uray İnşaat olarak öncelikli hedefimiz çelik yapılarda markalaşmaktır”. 

Başarı prensiple başlar 

Kromel A.Ş  çeyrek asırdır süt işleme tesislerine ve gıda endüstrisine hizmet veriyor. Ekonominin iyimser havaya bürünmesiyle üretim kapasitesini yüzde 50 arttıran Kromel, otomasyonlaşmayı hızlandırarak ihracatını yüzde 60’lara çıkarmayı  hedefliyor. OSB’deki fabrikasında yüzde 85 kapasite kullanımı ile üretim yapan firma, 2005 yılı içerisinde yarı otomatik Labne Üretim Hattı, Salça Üretim Hattı, Meyve ve Salata Sosları Üretim Hatlarını oluşturmaya çalışıyor. Kromel Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Çalışkan ayrıca süt soğutma tankları ve sağım üniteleri ile ilgili Sakarya Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde en son teknoloji ile üretim yapacak yeni fabrika çalışmalarının devam ettiğini belirtiyor. 


OSB kimlik

Kuruluş tarihi: Sakarya 1. OSB, 1993 yılında Sakarya İl Özel İdare Müdürlüğü, Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası, Adapazarı Belediyesi ve Hanlı Belediyesi ortaklıkları ile kuruldu.

Yüzölçümü: 1.225 dönümü sanayi, 389 dönümü yollar, sosyal tesis alanı, sağlık koruma bandı vs. olmak üzere toplam 1.614 dönüm alandan oluşuyor.

Faaliyetteki firma sayısı: 43 tesis üretim yapıyor.

İnşaat halinde:  20 sanayi parseli bulunuyor.

Sektör ağırlığı: Otomotiv Yan Sanayi, Makine İmalat Sanayi, Gıda Sanayi,Tekstil, İnşaat Malzemeleri, Kimya Sanayi, Talaşlı İmalat sektörleri faaliyet yürütüyor.

Sakarya Gümrük Müdürlüğü, Türk Standartları Enstitüsü ve Sakarya Mahalli Temsilciliği bulunuyor. 

7 OSB’nin merkezi olacak

Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Öztürk, Sakarya’nın her ilçesine bir OSB ve yüksek okul kurmayı hedeflediklerini söylüyor. Bölgede şu an 13 ilçe bulunuyor. Bölgenin yatırımcıların gözbebeği bir coğrafyada olduğunu kaydeden Öztürk gelen yatırımcılara 3. OSB’yi adres olarak gösteriyor.  12 yıldır Oda Başkanlığını yürüten Erol Öztürk’ün 2005 projelerini merak ediyoruz. Şöyle anlatıyor:   “Odamızın girişimleri ile İpek Yolu Vadisi Serbest Bölgesi’nin hayata geçirilmesini istiyoruz. Proje hayata geçirildiğinde bölgede, 10 yıl içerisinde yaklaşık 1 Milyar 500 milyon dolar altyapı yatırımı yapılacak, toplam yatırım 30 milyar doları bulacak. Serbest Bölge tam kapasite faaliyete geçtiğinde 20 milyar Doların üzerinde ihracat yapılması  ve 160 bin kişiye iş imkanı sağlanmasını hedefliyoruz. Bunun yanı sıra ‘Sakarya Nehir Taşımacılığı’ Projesi’nin biran evvel hayata geçirilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Proje ile ilgili  Sakarya Valiliği ile Sakarya Üniversitesi’ne bir fizibilite çalışması yaptırıldı. Bu önemli proje, Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Eskişehir ve Bolu illerini etki alanı içine alarak gelişimini sağlayacak.”

Bölgenin gelişimi hakkında bilgi veren Öztürk, Sakarya Bölgesi’nin otomotiv ve otomotiv yan sanayi alanında üreticilerin yatırım üssü olacağını söyledi. Türkiye ekonomisine ilişkin görüşlerini üyelerinin 2004 performansı ile değerlendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Üyelerimiz 2004 yılını zor geçirdi. Rakamlara yansıyan büyüme oranlarının hormonlu olduğunu düşünüyorum. Özellikle küçük ölçekli üyelerimiz çok zor bir dönem geçirdi, 2005 yılından da umutlu olmadığımı söyleyebilirim.”

OSB’nin alanı genişleyebilir

OSB Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya 1. OSB’nin devletten destek almadan kurulduğunu belirterek, bölgenin sanayi statüsü alırken problemler yaşadığını hatırlatıyor. Bölgenin tarım arazisi üzerinde yer alması nedeniyle OSB’ye dava açıldığını kaydeden  Altuğ, OSB statüsünü kaybeden bölgenin son raundda başarılı olduğunu söyledi. En son Danıştay’da karar aşamasına gelen Sakarya 1. OSB, davacı olan 3 kişinin feragat etmesiyle tekrar OSB statüsüne kavuştu.  Altuğ: “OSBÜK üyesi Sakarya 1. OSB’nin tekrar  OSB stütüsünde olması sevindirici bir gelişme” dedi. Bölgenin coğrafi konum ve ulaşım ağlarının merkezinde yer aldığını söyleyen Altuğ, OSB’nin yerini büyütmeyi hedeflediklerini söylüyor. Bu fikirlerini hayata geçirmek için destek gerektiğini söyleyen Altuğ, Sakarya 1. OSB’nin gelişiminin şehre katkısının daha fazla olacağına ve yeni alanın altyapı çalışmalarının maliyetinin daha az olacağına inanıyor. Bölge’de özellikle süt ve süt makineleri alanında uzmanlaşmış firmaların yer aldığını kaydeden Altuğ, yeni yatırımlarla OSB’nin kendi markasını yarattığını kaydediyor.       

AB standartlarında Adapazarı

Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Duran, Sakarya’nın cazibe merkezi olduğunu ve şu an 3 tane olan OSB’nin gelecekte 10’a çıkabileceğine işaret ediyor. OSB’nin bölgenin can damarı olduğunu söyleyen Duran, şu an şehirde sanayinin ve turizmin yerini belirlemek ve gelişimini sağlamak için Kentsel Dönüşüm Projesi gerçekleştirdiğini söylüyor. Kentsel Dönüşüm Projesi, AB fonlarından sağlanan kaynakla gerçekleştirilecek. 25 bin ölçekli kent projesinin hazırlandığını söyleyen Duran şöyle devam etti: “ Proje Adapazarı’nı AB standartlarında bir şehir sağlayacak. Proje kapsamında bölgenin sanayi ve turizm alanları belirlenecek ve yeni yatırımlar yapılacak. Bu projenin ihtiyacı kaynağı AB fonlarından sağlanacak.

3. OSB’den davet var

Sakarya’nın Söğütlü ilçesi Yeniköy, Hasanfakı ve Soğucak mevkiinde, 254 Hektarlık alan üzerinde kurulan Söğütlü III.Organize Sanayi Bölgesi yeni yatırımcıların ilgi odağı. Bölgede bugüne kadar PAK Tavuk A.Ş., ŞEN Piliç A.Ş. Seher Mensucat, Özgül Süt Ltd.Şti., BORTEK Ltd. Şti., Güneş Süt ve Kervan Süt olmak üzere toplam (7) firmaya inşaat ruhsatı verilmiş. Bunlardan Seher Mensucat, Pak Tavuk ve Şen Piliç üretime geçmiş. Özgüllü Süt ise faaliyete geçme noktasına gelmiş. 66 adet sanayi parselinden, 40 adeti 26 müteşebbise tahsis edilmiş. Tahsislerin sektörel dağılımı şöyle: “12 gıda sanayi, 3 hayvansal gıda sanayi, 2 kanatlı kesimhane, 1 metal sanayi, 1 plastik-polyester sanayi, 1 elektrik sanayi, 4 tekstil sanayi,  2 ambalaj sanayi”.

Ayrıca III.OSB’nin enerji inşaatı 4.750.800 YTL tutarında. Sakarya’da faaliyete geçirilmesi düşünülen diğer OSB’ler ve mevkileri ise şöyle sıralanıyor:

* Sakarya 4.OSB; Pamukova İlçesi Cihadiye hudutları dahilinde 200 Hektarlık alanda Fidancılık ve Çiçekçilik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak,

* 5. O.S.B.’nin; Kaynarca İlçesi Dövdüren Büyük Hataplı Köyü sınarları içerisinde 600 Hektarlık alanda,

* 6. O.S.B.’nin;  Ferizli İlçesi hudutları dahilinde 1000 hektarlık alanda,

* 7. OSB’nin; E-80 karayolunun sağlı sollu 500 metrelik  bölümünde kurulması planlanıyor. 

 İkinci OSB 20 bin kişiyi istihdam edecek

Sakarya İli, Hendek İlçesi sınırları içerisinde 350 hektar alan üzerine kurulan Sakarya 2. OSB’de 106 sanayi parselinden 105 adet parsel 93 firmaya satılmış.
1 adet parselin boş olduğu bölgede üretime geçen ve halen inşai faaliyetleri devam eden firmalarda çalışanlarda dahil olmak üzere 400 kişi istihdam ediliyor. Bölgedeki tüm sanayi tesislerinin üretime geçmesiyle  yaklaşık  20 bin kişiye istihdam sağlanması amaçlanıyor.
2. OSB’nin sektörel ağırlığını yine otomotiv ve madeni eşya sanayi oluşturuyor.  Bölgede kamulaştırma işlemleri yüzde 95 oranında tamamlanmış müteşebbislere tapuları en kısa sürede verilecek. 

Işıkara eğitim için yollarda

Adapazarı OSB ziyaretimizde Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ile öğle yemeğinde görüşüyoruz. Sakarya’nın 1999 yılında yaşadığı büyük depremi hatırlayarak Işıkara’nın kenti ziyaret nedenini merak ediyoruz. İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgeleri doğrultusunda Türkiye’nin  1. ve 2. derece deprem bölgelerinde eğitim çalışmaları yapan Işıkara’yı Hazine Müsteşarlığı Doğal Afet Sigortalar Kurumu destekliyor. Eğitim çalışmalarında ilin tüm okullarında en az bir kişinin katılımı ile depremden korunma kültürü eğitimi veriliyor. Öğretmenlerin eğitimi Valilik ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takip ediliyor. Amaç Korunma Kültürü bilincini yaymak. Işıkara eğitim çalışmalarını maratona benzetiyor.

Özellikle çocukların deprem eğitimlerini çok iyi algıladığını söyleyen Işıkara, deprem bilinci ile yeni bir nesil yetiştiğini söylüyor. Adapazarı’nın büyük bir deprem geçirdiğini anımsatan Işıkara, “Şehirde deprem sonrası çalışmaları anlattılar. Görüyorum ki 1999 depreminden kimse ders almamış. Ağır hasarlı birçok bina makyajlanarak kiraya verilmiş. Dolayısıyla korunma kültürü daha büyük önem taşıyor. Adapazarı eğitim çalışmaları için gittiğimiz 39. vilayet oluyor. Bugüne kadar 15 bin öğretmenle bir araya geldim” diyor.

Marmara depremi olacak

 “Marmara’da potansiyel deprem tehlikesi var. Artık deprem olacak mı suali yerine deprem olacak gerçeğini kabul etmek lazım” Bu sözler Deprem Dede olarak ünlenen Ahmet Mete Işıkara’ya ait. Olası İstanbul depremi yerine Marmara Depremi demenin daha doğru olduğunu söyleyen Işıkara, büyüklüğü ne olursa olsun depreme iyi hazırlık yapmak gerektiğine inanıyor. Diğer taraftan depremden korunma kültürüne sahip çıkmak gerekiyor. Bunun için binaların dayanıklı, eşyaları sabit ve koruma bilincini geliştirmek gerekiyor. Sanayi kuruluşundan eğitim talepleri aldıklarını söyleyen Işıkara: “Sanayicilerin eğitim taleplerini alınca mutlu oluyorum. Sanayici çalışanının depreme karşı bilinçlendirmeye çalışıyor. Özel sektörün çalışanını bilinçlendirmesi ve koruması mutluluk verici” diyor.

 

  OMDEA®